Aşı karşıtlarının yeni mazeret inanılmaz: Cinsel organım küçülür, zekam düşer
17/06/2021
Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan AB'ye tam üyelik açıklaması: Mücadelemizin artık neticelenmesini istiyoruz
17/06/2021
Show all

Her gün yeni bir rekor! Türkiye nasıl bu kadar hızlı aşı yapabiliyor?

Her gün yeni bir rekor! Türkiye nasıl bu kadar hızlı aşı yapabiliyor?

Türkiye her gün aşılamada yeni bir rekor kırıyor! Artık aşı çıkanlara değil çıkmayanlara şaşırıyoruz… Peki nasıl bu kadar hızlı aşı yapabiliyoruz? Aşılamada bu süratle gidersek Covid-19 belasından ne zaman kurtulacağız?

Türkiye özellikle haziran ayının başından bu yana günlük aşı sayısını ciddi oranda artırarak yoluna devam ediyor. 15 Haziran’da 1 milyon barajı geçilerek 1 milyon 240 bin 311 doz aşı yapıldı.

Böylece 16 Haziran’ın da toplamıyla 37 milyon doz aşı Türkiye genelinde uygulandı. 4 Haziran’da Sağlık Bakanı Dr. Fahrettin Koca 30 milyon doz barajının açıldığını söylerken o günden bu yana 13 günde 7 milyonu aşkın doz aşı yapıldı.

13 Ocak’ta ilk kez Bakan Koca’ya uygulanan ve o gün start alan aşı kampanyasında 5 ayda 30 milyon aşı yapılmıştı. ‘Nasıl bu kadar hızlı aşı yapabiliyoruz’ sorusunun detaylarını Prof. Dr. İftihar Köksal ve Prof. Dr. Caferi Tayyar Şaşmaz haberglobal.com.tr’ye anlattı. 

Türkiye’nin aşıda bu denli ivme kazanmasını neye borçluyuz?

Prof. Dr. İftihar Köksal: Baştan beri söylüyorduk; Türkiye’nin altyapısı yoğun aşılamaya çok uygun. Sağlık kuruluşları, deneyimli personel, hepsi çok müsait… Kaldı ki şimdi Covid-19 vakalarında azalma olduğu için ek personel görevlendirmek de sorun değil. Daha önce Covid baktığımız alanları aşı alanlarına çevirdik. Yeterince aşı olunca da hızlandık.

Demek ki aşı kararsızları ve karşıtları kopardıkları gürültü kadar çok değiller. Toplumu olumsuz etkilemediler ve bu da memnuniyet verici. Türkiye aşı sınavından başarıyla çıkıyor.

Prof. Dr. Caferi Tayyar Şaşmaz: Aşı tedariği ile ilişkili bir durum. Aşımız olmadığı için oranlar ciddi anlamda düşmüştü. Şu an yeterli aşıyı temin ettik ve yelpaze de böylece genişledi. Türkiye’nin günlük bir milyon doz aşı yapabileceğini Bakan Koca sıklıkla dile getiriyordu. “1.5 hatta 2 milyon doz da yapılabilir yeter ki elimizde aşı olsun” diyordu.

Şu an BioNTech aşısının daha uzun süre saklanabileceği ile ilgili bilimsel veriler de geldikçe bu da potansiyeli ciddi biçimde artırıyor.

Türkiye’nin aşı yapma altyapısına değinmek gerekirse bu noktada Cumhuriyet’in ilk modern sağlık merkezlerinden olan Refik Saydam Hıfzıssıhha Merkezi Başkanlığı’nı nasıl anmamız gerekir?

Prof. Dr. Köksal: Refik Saydam’ın zamanına gidecek olursak konuşacak çok şey var. O zamanlar Türkiye kendi aşısını üretip yurt dışına ihraç ediyordu. Bugün, tekrar onun bıraktığı yerden bayrağı devralmanın memnuniyeti var. Tabii ki kendi Covid-19 aşımızı da Faz2, Faz3 çalışmaya kadar getirdik.

Çocuk aşılarına baktığımızda zaten bu başarı yakalanmıştı ve Türkiye, çocuklarda en yoğun aşılamanın yapıldığı ülkelerden biriydi. Bu bakımdan zaten aşı altyapımız çok iyi. Hemşirelerimiz de gece yarılarına kadar aşıları yapıyorlar. Canla başla çalışıyorlar. Hayranlıkla izliyoruz.

Prof. Dr. Şaşmaz: Cumhuriyet döneminde Türkiye tifüs aşısını dünyada ilk uygulayan ülke olmuştu. Refik Saydam Hıfzıssıhha Merkezi çerçevesinde Türkiye ihtiyaç duyduğu aşıları üretebiliyordu.

90’larda aşı teknolojisi geri kaldığı için üretim durdurulmuştu. O gelenek bitirildi. Ancak Türkiye çocukluk çağı aşılarını iyi uyguluyor ve bunlar aile sağlığı merkezleri tarafından yapılıyordu. İnsan gücümüz birikimli ve deneyimli.

Bu deneyim ve altyapıyı Türkiye çok etkili biçimde kullanabiliyor. Bunu biliyor muydunuz? Türkiye’deki bütün aile sağlık merkezlerindeki, ilçe sağlık müdürlüklerindeki soğuk zincir dolaplarının sıcaklık değerleri online olarak takip edilebiliyor. Belirlenen sıcaklık sınırlarının dışına çıktığında uyarı mekanizmaları devreye giriyor.

Türkiye bu hızla ne zaman bağışıklığa ulaşabilir?

Prof. Dr. Köksal: Günde bir milyon kişinin aşılanması 15 günde 15 milyon doz aşı yapılması demek. BioNTech oldukça koruyucu bir aşı. Bu hesaba göre temmuz ayının ortasında yetişkinlerin yüzde 65’ini aşılamış olacağız. Bu da toplum bağışıklığı için oldukça önemli. Yani özgürleşebileceğiz. Hayalimiz bin vakanın altına inmek. Günde 30-40 vaka görmek… O zaman sıradan bir hastalık gibi olur.

Prof. Dr. Şaşmaz: En az 50-55 milyon insanımızın aşılanarak bağışık hale gelmesinin toplum bağışıklığı için minimum seviye olduğunu baştan beri söylüyoruz. Yani 35-40 milyon insanı daha iki doz aşılamak gerekecek. Sinovac için 4, BioNTech için 6 hafta gerektiğini düşünürsek aynı hızda gitmemiz şartıyla eylül ayının sonuna doğru toplum bağışıklığına büyük oranda yaklaşılmış olur.

metin.aktasoglu@haberglobal.com.tr

Kaynak: Özel Haber

(Visited 17 times, 1 visits today)

Yorum

%d bloggers like this: