Türk Milli Takımı'nda 3 koronavirüs şüphesi
28/03/2021
Hong Kong'da aşı sonrası 13. ölüm gerçekleşti
29/03/2021
Show all

Evden mi çalışıyorsunuz? Belki de 'sahtekâr sendromu' yaşıyorsunuz

Evden mi çalışıyorsunuz? Belki de 'sahtekâr sendromu' yaşıyorsunuz

Salgınla birlikte milyonlarca insan evden çalışmaya başladı. Bu salgından korunmak için olumlu bir hamle olarak değerlendirilse de vatandaşlar arasında ‘sahtekâr sendromuna’ sebep olabiliyor. Peki ya siz?

Haberglobal.com.tr’de zaman zaman evde çalışan beyaz yakalıların sosyal ve psikolojik durumları hakkında makalelere yer veriyoruz. En son bilim çevrelerinde tekrar gündeme gelen bir sendrom tipi ise tekrar bu konuyu ele almamıza neden oldu.

Pandemiyle birlikte birçoğumuzun evi ofisi haline geldi. Hal böyle olunca alışılmışın dışına çıkan ve iletişim eksikliği yaşayan çalışanlarda bazı mental sorunlar meydana gelebiliyor. Diğer yandan salgın koşullarında altüst olan dünya ekonomisi de çalışan üzerinde ayrı bir baskı oluşturuyor. Haliyle hem ekonomik hem de iletişim eksikliği gibi nedenlerle baskı altında kalan çalışanlarda kendi yeteneklerini sorgulama, ekonomik koşullar nedeniyle iş yerinden beklentilerini düşük tutma gibi sorunlar meydana geldi.

Bilim dünyasında bu sorun ‘sâhtekâr sendromu’ (Imposter syndrome) olarak tanımlanıyor. Çalışanlar evden çalıştıklarında yöneticileri tarafından yeteri kadar geri bildirim alamadıklarında ya da ekonomik koşullar nedeniyle işsizlik korkusuna kapıldıklarında ortaya çıkıyor. Çalışanlar evden çalışmanın verdiği yetersizlik duygusundan ötürü kendilerini yeteneği olmayan ama yetenekli biri gibi gösterdiklerini düşündükleri ‘sâhtekâr sendromu’ içinde bulabiliyor.

HEDEFE ULAŞMAK İÇİN FAZLA ÇABA…

1970’li yıllarda sâhtekâr sendromunu ortaya koyan psikolog Pauline Rose Clance, bu sendroma kapılanların başarılarını küçümsediğini ve hedeflerine ulaşmak için muazzam bir çaba sarf ettiklerini söylüyor. 

ÇALIŞANLARIN YÜZDE 82’Sİ BU HİSSE KAPILIYOR

Akademik bir dergi olan Journal of General Internal Medicine’de 2019 yılında yayınlanan ve 62 çalışmadan alınan 14 bin örneğin incelendiği araştırmaya göre, vatandaşların yüzde 82’si sâhtekâr sendromuna kapılıyor. Öyle ki araştırma salgınla birlikte artan evden çalışma yönteminin çalışanlar üzerinde nasıl bir etki bıraktığını da ortaya koyuyor.

“EVDEN ÇALIŞMA DÖNEMİNDE KARİYER BEKLENTİM KALMADI”

Pandeminin başından bu yana evden çalışan kurumsal iletişim uzmanı Ertuğrul Uzun (28), bağlı olduğu şirketin kararıyla salgın sonrasında da evden çalışmaya devam edecek. Ancak evden çalışmanın avantajlarıyla beraber bazı olumsuzluklar da getirdiğini söyleyen Uzun, “Salgın öncesi kariyerimle ilgili planlar yapabiliyordum. Artık bu tarz planlar yapmayı tercih etmiyorum. Çünkü her şey pamuk ipliğine bağlı durumda. Özellikle işini kaybetme korkusu baskın geliyor” diyor.

“YURT DIŞINDA ÇALIŞMAK İSTİYORDUM ARTIK ‘EVİMDE KALSAM İYİ’ DİYORUM”

Bir kurumsal iletişim firmasında çalışan Ertuğrul Uzun, daha öncesinde kariyer hedefi olarak yurt dışında çalışmayı planladığını söylüyor. Ancak salgın döneminde artan işsizliğin ve insanların geçim sıkıntısının beklentilerini düşürmesine neden olduğunu aktaran Uzun, “Önceden yurt dışında çalışmak gibi bir hedefim vardı. Şu an yalnızca bulunduğum pozisyonu korumaya odaklanıyorum” ifadelerini kullanıyor.

Haber Global’de Serdar Akdoğar’ın moderatörlüğünde ‘Başka Gündem’ programında evden çalışmanın yol açtığı sıkıntılar ele alınmıştı.👇

“GERİ BİLDİRİMLER İYİ OLSA DA SENİ BİR YERE TAŞIMIYOR”

Uzun süredir çalışma hayatını evde sürdüren Ertuğrul Uzun, “Geri bildirimler iyi olsa da seni bir yere taşımıyor” diyor. Artık sadece işini iyi yapmanın kendisini bir adım öne çıkarmadığını söyleyen Uzun, karar alıcıların performanstan bağımsız olarak birini seçip bir pozisyona yerleştirmesi gibi bir durumun ortaya çıktığını belirtiyor.

“OFİS ORTAMINDAKİ İLETİŞİMİ YAKALAMAK MÜMKÜN DEĞİL” 

Evden yalnız çalışmakla beraber ofis ortamındaki iletişimi yakalamanın artık mümkün olmadığını söyleyen Ertuğrul Uzun, uzaktan kurulan iletişimle karşılıklı bir şeyler paylaşmanın zor olduğunu ifade ediyor. Çalışma sırasında ofisteki iş mekanizmasına tamamen yabancılaştığını aktaran Uzun, sözlerini şöyle noktalıyor:

Yöneticiler ile yaptığım görüşmelerde taleplerini iletirken senin sesini dahi tam anlamıyla tanımıyorlar. Sen onların gözünde yalnızca bir çalışan haline geliyorsun. Tanıdığın biriyle tanımadığın birinden talepte bulunmak arasında çok fark var. Ayrıca tanıdığın biri dahi olsa bir yıl içerisinde birbirinize yabancılaşıyorsunuz.

Evden çalışmak pek çok çalışanda psikolojik sorunlar yaratabiliyor. Fotoğraf: iStock

“KENDİ YETENEKLERİMİ SORGULAR HALE GELDİM”

Pandemi döneminde 6 ay boyunca evden çalışmak durumunda kalan B.S., bu süreçte iş anlamında ciddi belirsizlikler yaşadığını ifade ediyor. Zamanla evden çalışmak yerine tam zamanlı gidip çalışabileceği bir iş arayışına girdiğini aktaran B.S. “Bu süreçte kendi yeteneklerimi sorgular hale geldim. Aynı zamanda sürekli olarak işimi kaybetme korkusuyla yaşamak zorunda kaldım. Şu anda yapmış olduğum mesleği bırakıp başka iş arayışına dahi girmeye başlamıştım” diyor.

“GERİ BİLDİRİM OLMAMASI BOŞLUĞA DÜŞÜRDÜ”

İş yerindeki iletişimle uzaktan kurulan iletişimin asla birbirinin yerini tutmadığını aktaran B.S., en zor olan durumun kendini tam anlamıyla ifade edememek olduğunu söylüyor. Aynı zamanda ortaya konan performansın yöneticiler tarafından mutlaka değerlendirilmesi gerektiğini ifade eden B.S., “Yöneticilerin özellikle uzaktan çalışma koşullarında geri bildirim konusuna daha çok önem vermesi gerekiyor. Bu süreçte benim göstermiş olduğum performans özelinde geri bildirim olmaması beni boşluğa düşürdü ve yeteneklerimi sorgulamama sebep oldu” değerlendirmesinde bulunuyor.

ETNİK AZINLIKLAR DA BU HİSTEN MUZDARİP

Teksas Üniversitesi’nde eğitim psikolojisi ve Afrika-Amerikan çalışmaları profesörü olan Kevin Cokley, siyahi öğrencilerin beyazların yoğunlukta olduğu bir ortamda kendilerini kanıtlamak adına bu hisse sık sık kapıldıklarını söylüyor. Aynı zamanda pandeminin ekonomiye olumsuz etkilerinin de ayrı bir nokta olduğunu söyleyen Cokley, “Özellikle iş bulmaya çalışan ve etnik azınlıkta bulunan öğrencilerde sâhtekâr sendromu baş gösteriyor” diyor.

Sahtekâr sendromu özellikle üniversiteye yeni giren öğrencilerde ya da çalıştığı işte zorluklar yaşayan, yeni bir ortamla karşılaşan çalışanlar üzerinde görülüyor. Bu nedenle çalışanlar beklentilerini düşük tutma, taleplerini erteleme gibi davranışlarda bulunuyorlar.

“DAHA KÖTÜYE GİTMESİ ŞAŞIRTMADI”

“Başarılı Kadınların Gizli Düşünceleri: Yetenekli İnsanlar Neden ‘Sahtekâr Sendromundan Muzdarip ve Bununla Nasıl Başedebiliriz?” kitabının yazarı Dr. Valerie Young “Salgınla birlikte insanlar giderek yalnız çalışmaya başladı. Bu yüzden daha kötüye gitmesi sahtekâr sendromunun beni hiç şaşırtmadı” diyor.

Diğer yandan Dr. Young, yalnız çalışan insanların bu gibi duygulara kapılmasının daha kolay olduğunu çünkü karşı taraftan performanslarını değerlendirebilecek geri dönüşleri alamadıklarını ifade ediyor.

*Yukarıdaki makalede yer alan bilgilerin bir bölümü The Wall Street Journal’da Cordilia James imzasıyla yayımlanan “Does Covid Have You Feeling Like a Fraud at Work?” (Covid size de işte sahtekârlık yapıyorsunuz hissi uyandırıyor mu?) isimli haberden alınmıştır.

Kaynak: Özel Haber

(Visited 12 times, 1 visits today)

Yorum

%d bloggers like this: